Zor bişiy özgeçmiş yazmak. Durmaksızın her yere sivi yollamaya gerek olmadığı için mesleğime minnettarım. Neyse işte, mimarlık tahsil ettim ama zerre mimarlık yapmadım, çünkü öğrenciyken karikatüre ve Gırgır Dergisi’ne bulaştım. Oğuz Abi el verdi karikatürcü oldum, burnu akan adamlar çızdım, derken yazı, TV’lere bissürü senaryolar falan. Ama karar verdim ki ben aslında çizgiciyim. Limon Dergisi, Leman Dergisi, Deli Dergisi, başka bazı dergiler, gazeteler, albümler, kitaplar. 50 seneye ramak kaldı, en çok vaktimi karikatür insanlarımla geçirdim, halen de geçiriyorum. Bazen başımı derde sokmadılar değil, ama ne ben onlardan vazgeçtim ne de onlar benden vazgeçebildiler.. Maceramız gittiği yere kadar sürecek bakalım.. Ve şimdi de buradayız, ben ve kağıtlarda yaşayan eğri büğrü çizgi dostlarım…
